GİRİŞİM HATTI
HABERDAR OLUN
KEŞFEDİN
PANO
Son Yorumlar
Ganyan bayi açmanın en kest
Şahinbey Belediyesinden 250 TL Taksitle Ev
selam bu evlere daha başvur
Süperonline Abone Sayısını İkiye Katladı
Adil Kullanım Kotası oldukt
Seyidoğlu'ndan Kahvaltı Franchising'i
seyidoğlu franchising bayil
Şehirlerarası Otobüs Firmalarında Muavinlik
ben sürekli muavinlik yapma
Altın, döviz, faiz ve borsada doğru yatırım alanı

Kafası karışmış yatırımcılar için ekonomist borsa, döviz, faiz ve altını araştırdı.
İMKB, son haftalarda rekor üstüne rekor kırarak 60.000 seviyesini zorluyor. Daha önceki hedeflerinde 60.000 seviyesine işaret eden uzmanlar, hedeflerini değiştirerek şimdi orta uzun vadede 67.000 seviyelerini telaffuz etmeye başladılar. Ancak olası kâr satışlarına da dikkat çekiliyor.
Piyasalarda dramatik değişiklikler olmasa da, faiz ve dövizde yaşanan inişli çıkışlı seyir, beklentilerin yönünü hızla değiştirebiliyor. Endeks, 60.000 seviyesine doğru ilerlerken ve döviz ile faizde volatil hareketler yaşanırken, yatırımcıların yeni bir strateji belirleyerek yola devam etmeleri kaçınılmaz. Borsadaki bu rekor yükseliş tüm yatırım araçlarındaki dengeler ve beklentileri de alt üst ediyor.
Çünkü, bu yükselişin yabancıların bir “portföy boşaltma” operasyonu olduğunu ileri sürenler de var. Bu, geçmişte olmamış bir şey değil. Bugün olur mu olmaz mı? Kimse bu soruya net yanıt veremez. Fakat yine de para piyasalarında dengeler yer değiştirirken, yatırımcılar olası kazançları kaçırmak , bazıları riskli, bazıları ise az riskli ama reel bir getiriyi de kapsayan bu kazanç oyunlarının dışında kalmak istemiyor.
Piyasaların röntgeni
İşte bu yatırımcılar için içinden geçtiğimiz bu dönemin röntgenini çekmeye çalıştık bu hafta. Borsadan faize, dövizden altına kadar birçok yatırım enstrümanı ile ilgili olarak, milyarlarca dolarlık portföylere yön verenlerin bu süreci nasıl yaşadıklarını araştırdık. Büyük aracı kurumların bu dönem için güvenerek portföylerine koydukları hisse senetlerini yine bu araştırmada bulacaksınız.
Fakat önce borsada neler yaşandığını, her gün 10 binlerce lot hisse senedine alış ve satış emri veren yatırım uzmanları ile konuşarak analiz edelim.
10 kurumdan öneriler
Önce 10 aracı kurumun borsayla ilgili değerlendirmelerine bakalım. Risklere dikkat çekenler kadar yükselişin sürmesini bekleyenler de var. Örneğin olası kâr satışlarına rağmen önümüzdeki günlerde endeksin 67.000 puana yükselebileceğini söyleyenler de bulunuyor. Bir bankanın genel müdür yardımcısı “70 bin olmaması için bir neden yok” diyor. Bu nedenle model portföylerde aracı kurumların yüzde 25- 30 oranında hisse tavsiye ettikleri görülüyor. Enflasyona endeksli bonolar, mevduat ve döviz varlıkların da portföylere konulması tavsiye ediliyor. Bunun yanında borsada fırsatları değerlendirme amacıyla bir miktar nakitte kalınması da öneriliyor. Hisse önerilerine bakıldığında ise 10 aracı kurum, toplamda 50 hisse senedini model portföyüne koyuyor. Trakya Cam beş aracı kurumun listesinde yer alıyor. Üç aracı kurum Anadolu Hayat Emeklilik, Aksigorta, Halkbank, Tofaş, Aygaz, TAV Havalimanları, Kardemir ve Enka İnşaat’ı öneriyor.
İki aracı kurum ise Tekfen, Türk Telekom, Tüpraş, YKB, İş Bankası ve THY’de tavsiyede bulunuyor. Yeni zirve arayışında olan hatta orta-uzun vadede 67.000 seviyeleri hedef gösterilen İMKB’de olası kâr satışlarında ise 57.600-56.000’ler görülebilir. Hatta teknik olarak 53.000-52.000 seviyelerine kadar düzeltmelerin olabileceği anlatılıyor.
Profesyonel yardım alın
Endeks için hedef değerinin 62.000-64.000 seviyeleri olduğunu söyleyen Ata Yatırım Araştırma Müdürü Nergis Kasabalı, “İMKB’ye bakışımız şu an için olumlu, bu ortamda endeks 60.000’i geçebilir ama küçük tasarruf sahiplerinin bu seviyelerde direkt yatırım yapmaları yerine yatırım fonlarını veya diğer profesyonelce yönetilen enstrümanları tercih etmelerini öneririz” diyor.
Borsada 60.000 seviyesinin aşılabileceğinde hemfikir olan Ak Yatırım Araştırma Müdürü Erkan Savran da yurt dışı piyasalardaki yukarı momentumun devamı ve İMKB şirketlerinin ilk çeyrek kârlılıklarının olumlu bir görünüm sergilemesinin bunu sağlayabileceğini söylüyor. 60.000’in aşılması durumunda teknik olarak 61.500 ve 64.500 dirençlerinin gündeme gelebileceğini ifade eden Erkan Savran, teknik olarak aşağı tarafta ise 58.000 desteğinin önemli bir seviye olduğunu söylüyor.
Hedef fiyatlara yakınız
Oyak Yatırım Araştırma Müdürü Cemal Demirtaş’a göre hisseler yüzde 5 kadar daha yukarı potansiyel taşıyor. O nedenle Cemal Demirtaş, endekste artık bu seviyelerden düşüş bekliyor. Endekste yüzde 15 civarında gerileme olabileceğine dikkat çeken Cemal Demirtaş, “Hisse bazlı hareketler yine yaşanır ancak değerlemelerimize göre satış geleceğini düşünüyoruz” diyor.
Sabit getiri tercihi
Faiz tarafına bakıldığında ise mevduatın getirisi kadar, vadesiyle de yatırımcıların gözdesi olduğuna dikkat çekiliyor. Bir diğer seçenek de şirket tahvilleri. Diğer taraftan, krizle birlikte öne çıkan eldeki parayı korumaya dönük istekle birlikte, anapara korumalı ve garantili fonlara kayıfl olduğu teyit ediliyor. Her ne kadar borsadaki son yükselişle birlikte ileriye yönelik potansiyel birleşince hisse senedi ağırlıklı yatırım fonlarının ağırlığının arttığı söylense de, burada yatırımcının hala çekinceli davrandığı da ekleniyor.
“Uzun vadeli faiz getirili enstrümanları bu seviyelerden yatırım için çok güçlü alternatif görmüyoruz” diyen İş Yatırım Yurtiçi Piyasalar Müdür Yardımcısı Yasin Demir, mevduattan çıkan paranın, vergisel avantajlara göre yatırım fonlarına ya da Hazine bonolarına yönelebileceğini söylüyor. Ancak yatırımcının yerleşmiş risk algısı açısından burada önemli bir dönüşüm öngörmediklerini belirten Demir, yatırımcıların sabit getirili ürünlerden uzaklaşmayacağını ifade ediyor .
Tahvil/bono ve mevduat tarafında çift haneli faiz ihtimali yılın sonuna bırakılmış görünüyor. Merkez Bankası’nın çıkış stratejisini aceleye de gerek olmadan yavaş yavaş uygulamaya koyacağının anlaşıldığını söyleyen Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Mert Yazıcıoğlu, bunun aynı zamanda faizlerde düşüş döneminin sona erdiğini gösterdiğini belirtiyor. Buradan hareketle, tahvil/bono faizinde de politika faizine ilişkin kararlara bağlı bir seyir beklentisinin korunduğu söylenebilir.
Mevduattan fonlara kayış…
Merkez Bankası’ndan bir faiz artırım kararı gelene kadar, bu yılın başından bu yana görülen bir puanlık bant içindeki hareketin devam edeceğini belirten Garanti Portföy Stratejisti Tolga Macit Güsar, düşük faiz ortamının ve yükselen hisse senedi fiyatlarının yatırımcıların ilgisini sabit getirili enstrümanlardan hisse senedi içeren A tipi, B tipi fonlar ve korumalı fonlara kaydırdığını tespit ettiklerini söylüyor. Buna karşın Güsar’a göre, Türkiye’de faize dayalı enstrümanlar bir süre daha yatırımcı tercihlerinde ön planda olacak.
Merkez Bankası’nın yıl sonuna kadar 100-250 baz puan arasında faiz artırımına gidebileceği tahmin ediliyor. Bu artırımların 2011’de de devam edeceği beklentileri de mevcut. Bu doğrultuda bu yıl sonuna doğru yüzde 10.5 civarında bileşik bir faiz görülmesi de yine güçlü bir ihtimal olarak sayılıyor.
Bu dönemde stratejilerinde anapara korumalı fonlara ağırlık verdiklerini belirten Fortis Portföy Fon Direktörü Cenk Aras, A tipi fonlarda potansiyel yüksek olmasına rağmen, yatırımcılar bu fonlara girmeye çekindikleri tespitini yapıyor.
Dövizde tercihler değişmiyor
Döviz tarafında ise değişimlerin dışarıda ABD ve Avrupa ekonomilerine bağlı seyri devam ediyor. Bu durum, Yunanistan’ın durumuna ilişkin net sonuçlar alınmadan ve diğer Euro bölgesi ekonomilerine ilişkin dile getirilen olumsuz ihtimaller bir ortadan kalkmadan da değişeceğe benzemiyor. Yunanistan’a yardım konusunda ortaya çıkan rakamlara karşın, süren belirsizlik hali Euro’daki yükselişi sınırladığı gibi, ABD cephesinden gelen karışık veriler de kesin yön tayinini zorlaştırıyor. Gelişmelerin, yatırım tarafında ise ciddi boyutta değişikliklere yol açmadığı belirtiliyor.
Düzlüğe çıkış…
Ancak Avrupa ekonomilerine yönelik giderilemeyen kaygıların, önümüzdeki dönemde de Euro’yu baskı altında tutmaya ve doların güçlenmesine neden olması ihtimali güçlü . İçerde ise kurun bu yıl hem dış hem iç olumsuzluklar bir araya geldiğinde bile 1.55’i geçmekte zorlandığına dikkat çekiliyor. Eğer Avrupa tarafında piyasaları da rahatlatacak bir ‘düzlüğe çıkış’a dair somut işaretler gelirse, Euro’nun kısa vadede 1.39 ve üzeri seviyeleri görmesi mümkün görülüyor. Bu seviyeler, dolar/ TL’de de yeniden 1.45 ve altı seviyeler için beklentileri canlı tutuyor.
Yine de uzun soluklu bir yükseliş ihtimalinin önünü, FED’in ABD ekonomisinde olumlu gelişmelerle birlikte faiz artırım sürecini başlatacağı beklentisi kesiyor. İçerde yurt dışı gelişmelere bağlı değişimler yaşanırken, TL’nin
güçlü kalmaya devam edeceği görüşleri ön planda olmaya devam ediyor. Geçen hafta yabancı kurumların TL tavsiyesi de kurdaki gerilemeyi beraberinde getirdi.
Dalga boyu kısa
Yurt dışı piyasalarda krizden çıkışın yarattığı olumlu havanın devam edeceği durumda yukarı yönlü bir baskının oluşmasının zor olduğunu söyleniyor. Türkiye ekonomisinde beklenenden hızlı toparlanma olursa sermaye akımlarının artması sonucu TL’de hızlı bir değer artışının gündeme gelebileceğine işaret ediliyor. Siyaset cephesinde yaşanabilecek olası gerilimler ise TL’de değer kaybına yol açabilecek iç faktörler arasında.
Yatırım tarafında “TL’de kalma” önerisi yine ön planda ancak döviz tercihi bulunanlar için dolar daha rasyonel bir seçim olarak kabul ediliyor .
“Varlık barışı nedeniyle olduğunu düşündüğümüz bir döviz girişi eğilimi gözlemliyoruz” diyen Ak Portföy Genel Müdür Yardımcısı Ertunç Tümen, bu faktörden bağımsız olarak gelişmekte olan ülke para birimlerinin değerlenme eğiliminin sürdüğünü belirtiyor. Tümen, “Bu açıdan kurda geçici dalgalanmalar yaşansa da uzun vadede TL’nin döviz kurları karşısında yatay bir seyir izlemesini, TL yatırım araçlarının getirisinin dövizin üzerinde kalmasını bekleyebiliriz” diyor.
Altına iki yönlü talep
Her dönem koruyucu bir yatırım aracı olarak görülen altın, son dönemde uluslararası piyasalarda Euro/dolar paritesi ekseninde yaşanan bir ileri bir geri harekete bağlı hareket ediyor. Ancak doların değer kazandığı zamanlarda da genel hareket olan altın fiyatlarında düşüşün çok da güçlü olmadığı görülüyor.
Altına ve altına dayalı enstrümanlara yatırımlarda ‘uzun vade’ vurgusu bu açıdan önemli olmaya devam ediyor. Yatırımcıların altın fiyatlarındaki son düşüşün ardından pozisyonlarını artırdığını gözlemlediklerini belirten Finansinvest’ten Berna Seher Özdemir, “Altın fiyatlarının önümüzdeki bir yıl boyunca güçlü kalacağı ve buna bağlı olarak da özellikle altının yükselişine odaklı Goldist gibi enstrümanların ön plana çıkabileceğini düşünüyoruz” diyor.
Beklentiler
-2010 ilk çeyreğinde şirket kârlarında 2009 aynı döneme göre önemli toparlanma olabilir.
-28 Nisan FED toplantısında faiz oranında değişiklik beklenmiyor. En erken artış beklentisi Ağustos gösteriliyor. -Şirket sahiplerinden hisse satışının ve halka arzların devamı piyasaları hareketlendirebilir.
-Endekste yüzde 45’e yakın ağırlıktaki bankaların birinci çeyrek kârlarında önemli artış olabilir.
-Merkez Bankası’nın döviz alımları yoluyla parasal genişlemeye devam etmesi bekleniyor .
Riskler
-Siyasi atmosferde artacak bir gerginlik piyasalar tarafından her an beklenen bir gelişme.
-Teşviklerin sona ermesi ile tüketimin yeniden azalması (otomotiv, beyaz eşya vb).
-FED’in faizleri beklenenden erken artırması, carry trade’in tersine dönmesini beraberinde getirebilir. -Türkiye’de özel tüketim harcamalarının ÖTV ve KDV indirimlerinin sona ermesinin ardından zayıflaması.
Mert Yazıcıoğlu/Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı
“Mevduatın tahtı sallanmıyor”
“Mevduat bizim klasik ve temel yatırım aracımız . Ne bu özelliğini yitiriyor ne de yapısı değişiyor. Dolayısıyla her ne kadar yeni yatırım ürünleri piyasaya çıkıyor olsa da kısa dönemde mevduatın tahtında bir sallanma olmayacağı görülüyor. 2009’da yurt içi yerleşiklerin bono portföylerinin arttığını gözlemledik. Ana para korumalı fonlar da yeni ve ilgi çekici ürünler. Ayrıca İMKB’deki bireysel yatırımcıların sayısı da artıyor. Uzun bir aradan sonra ilk şirket tahvili halka arz edildi. Ancak hiçbiri mevduatın tahtını sallayamıyor.”
Ertunç Tümen/Ak Portföy Genel Mdür Yardımcısı
“Yabancı ilgisinde ciddi artış var”
“Özellikle yabancı yatırımcılardan 5 ve 10 yıllık Hazine bonolarına ciddi anlamda bir ilgi artışı görüyoruz. Hazine de bu ilgi sayesinde borç stokunun vadesini uzatma imkanı buluyor. Bu eğilim, Türkiye açısından risk priminin daha da geri gelmesini sağlayacak. Önümüzdeki dönemde Merkez Bankası’nın gevşek para politikasından daha nötr bir para politikasına geçmesini bekleyebiliriz . Bu değişim, getiri eğrisinde uzun vadeli bonoların getirisini daha cazip hale getirebilir.”
Arzu Odabaşı/Global Menkul Değerler Stratejisti
“62.500 seviyeleri denenecek”
“Borsada 62.500 seviyesinin deneneceğini düşünüyorum. Borsada alım önermeye devam ediyorum. ABD ve Türkiye’nin ilk çeyrek büyüme beklentisine ait olumlu tahminler, hisse senedi piyasalarında alımlara devam etme beklentimizi güçlendiriyor. Ayrıca olası bir referandum beklentisi de yerli ve yabancı yatırımcılar için yine önemli bir yatırım fırsatı doğuruyor. Yatırımcılar risk anlayışına göre, yüzde 30 hisse senedi pozisyonundan, yüzde 70 hisse pozisyonuna kadar hisse alabilir.”
Anasayfam Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
" 










